Sitomegalovirüs(CMV)

SİTOMEGALOVİRÜS(CMV);TORCH gurubu enfeksiyonlarından yenidoğan bebeği en sık etkileyendir.Doğuştan duyma kaybı ve nörolojik bozuklukların en sık nedenidir.Herpesvirüs ailesinden olan CMV kişide ilk kez geçirildikten sonra gizli olarak kalır ve bağışıklığın bozulduğu dönemlerde aktifleşir.Yenidoğanların %1-2 sine bulaşır ve dikkatli bir incelemeyle bunların %10 un da da hasar bıraktığı tespit edilebilir.Anneden karnındaki bebeğe geçiş hem ilk kez hem de tekrarlanan enfeksiyon sırasında olabilir.CMV ile doğumdan doğurganlık çağına gelinceye kadar karşılaşılabilir ve yaklaşık %50 kadında daha önce geçirilen enfeksiyona ait kanda bulgu saptanabilir.CMV enfekte kan,tükürük,idrar,cinsel temasla bulaşabilir.%3-5 kadının rahim ağzında da tespit edilebilmesi normal doğum da da bulaşma riskini artırır.

Sağlıklı yetişkinde genelde şikayete yol açmaz, bazen ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı yapabilir ve çoğunlukla 2-6 hafta içinde geçer.Gebede tanı çoğunlukla etkilenmiş bir bebeğin doğumuyla konabilir çünkü daha önceden oluşan antikorlar tanıyı zorlaştırır, hatta çok sofistike testler bile tanıyı kolaylaştıramamaktadır. Diğer TORCH enfeksiyonları gibi CMV enfeksiyonu da gebeliğin her döneminde anne karnındaki bebeği etkileyebilir ama erken dönemde yani gebeliğin ilk 3 ayında anneden bebeğe bulaşırsa bebekteki etkisi daha ciddi olur.Doğuştan CMV enfeksiyonu olan bebeklerin %10-15 inde doğumla beraber fark edilen belirtiler olur.Anne adayında ilk 3 ayda olan CMV bebekte gelişme geriliği,kafa içi kalsifikasyonu, koryoretinit,vb yapabilir, bunların %20-30 u da hayatını kaybeder.Yaşayanların %90 ında ise nörolojik,zeka geriliği,duyma-görme kaybı,vb ,kusurlar gelişir.

Günümüzde gebelikte gelişen CMV enfeksiyonunun etkili bir tedavisi yoktur.Zaten gebelikte tanı koymakta zordur ,şüphelenilen gebeler CMV açısından dikkatlice değerlendirilmeli ve gebeliğin devamı veya sonlandırılması konusunda doktor ve aile beraberce karar vermelidir.Annedeki CMV enfeksiyonunun bebeği etkileyip etkilemediğinin belirlenmesi için, bebeğin içinde bulunduğu amniotik sıvıdan amniosentezle alınan sıvıda virüsün PCR yöntemiyle saptanması,7 haftada sonuç vermesine rağmen en güvenilir yöntemdir.Burada CMV miktarıyla bebekteki etkilenmenin ciddiyeti arasında doğrusal bir ilişki vardır.Doğum öncesi anne karnında ultrasound ile bebek beyninde saptanabilen kalsifikasyonlar da tanı için önemlidir ama bunlar geç dönemde oluştuğundan faydası olmamaktadır.

Son çalışmalar CMV hiperimmunglobuliyle yapılan pasif bağışıklamanın doğuştan CMV enfeksiyonunun hem sıklığını hem de şiddetini azalttığını göstermektedir.Bütün bunlardan ötürü tanısı ve tedavisi sorunlu olan CMV için korunma önem arz eder, özellikle doğurgan yaştaki kadınlara CMV enfeksiyonu ve bulaşma yolları konusunda eğitim verilmelidir.
Son söz; günümüz koşullarında gebede rutin CMV taramasının yeri yoktur ama ölü doğum yapan gebeler CMV enfeksiyonu açısından incelenebilir.